Tantuni'ye düşüyoruz dedim... Tamam dediler, düştük yola. Mekan Erenköy İnönü Caddesi'nde, minibüs yoluna çok yakın. İsmi ve dış görünüşü değiştiğinden bulmakta biraz zorlandık, ama bulduk. Bana güvenen ve sabreden dostlara teşekkürler. İsmi/şekli değişmiş ama çalışan hiç kimse değişmemiş.
Vizyonumuz dahilinde Pazar gece yarısından sonra gittiğimiz mekan açıktı ve her gün gece 3'de kapattıklarını öğrendik. Oturur oturmaz turp gibi turplar ve roka gibi rokalar geliyor hemen masaya. "Usta bu kadar turp çok" desek de usta gülümsüyor bize, çünkü turplar muhteşem (şeker gibi).
Dürüst olmak gerekirse çoğu yerde alıştığınız gibi hemen gelmiyor tantuniler ama bu iyi çünkü evvelden pişmiş yağlı eti hemen lavaş ya da ekmeğin arasına sarıp sana getirmiyor mekan. Siparişi verince pişirmeye başlıyor. Ekmeğini de dürümünü de yedik tantuninin, incecik dürümü daha başarılı. Diğer yerlere nazaran çok daha az yağlı ve eti kaliteli. Hemen yanda dönerci de var ama erken kapatıyormuş orası, tadamadık maalesef. Tabii ki bir taneyle yetinmiyoruz ve iki tantuniyi içeceğiyle beraber on beş lira gibi fiyata götürüyoruz. Ha bu arada diğer gece tantunicileri gibi ertesi gün mideye sıkıntı vermesi söz konusu değil.
Mekan İstanbul'da da gerçek tantunici varmış dedirtiyor insana ve mekanın ismi/şekli değişmesine rağmen tadının değişmediğini görmek ayrı bir haz veriyor.
Salaş Lezzet Durakları
Semt çocuğuyuz biz. Gurme sevmeyiz. Milor gibi St.Tropez'de değil, "sokakta" lezzetin peşindeyiz. Gece bizim gündüz sizin olsun, yeter ki köşedeki dürümcü 24 saat açık olsun.
15 Nisan 2014 Salı
4 Nisan 2014 Cuma
Fulya Dürüm
Fulya ve dürüm ne kadar
da zıt iki isim baktığın zaman.. Biri tanrının çiçeği olarak bilinen ve buram
buram mis kokan çiçek, diğeri de istatistiklere göre Türkiye’deki erkeklerin
senede 82 kere tükettiği kadınların ise 23 kere (Kaynak: Türkiye İstatistik
Kurumu “yersen”) tükettiği lavaşa sarılmış et.
Neyse yokuşlardan ine
çıka gittik 21. Yüzyıl öğrenci semti Fulya’ya ve senelerdir orada duran
tezgahın önüne düştük. He bu arada tezgah Beşiktaş Fulya Tesisleri’nin yanında
hemen. Adana, Urfa ve Tavuk Şiş var mekanda, mekan dediğime bakmayın oturacak
yer bile yok. Araba tavanları masamız! İçecek olarak da bilimum meşrubat mevcut
şalgam da dahil olmak üzere tezgahın yanındaki termoslarda.
Abilerimiz 10-11 gibi
açıp tezgahı 3 dedin mi kapatıyorlar, ama Cumartesi geceleri biraz sarkıyor
kapama saati. Mekan hep kalabalık hep bir sirkülasyon ama on dakikadan fazla
beklemiyorsun geliyor dürümler. Fulya Dürüm’ün en büyük özelliği kebabın
söylediğin anda şişe dizilmesi ve etinin güzel olması. Lavaşında pek bi nane
yok önceden ısıtmak gibi olayı da yok, ama kalabalık olmayınca rica üstüne
yapıyorlar.
Fulya Dürüm’de dürümlerinizi beklerken/yerken “acaba etraftaki
evlere bu koku gidiyor mudur, gidiyorsa da rahatsız ediyor mudur” sorularını
sormazsanız şeytanlar yermiş yemeğinizi. Fulya Dürüm lezzetli, Fulya Dürüm
harbiden doyurucu, Fulya Dürüm samimi, Fulya Dürüm ucuz. “Ya burası öğrenci
semti burası ondan bu kadar iş yapıyor” diyenler bizce yanılıyor. Bu arada aman
he Fulya Dürüm’ün yanındaki Yes kardeşler midir nedir o dürümcüyle
karşılaştırmayın, kalp kırarsınız.
Fulya Dürüm mis gibi
dürüm yapıyor vesselam.. Ah bi de lavaşa bi ayar verseler. Afiyet olsun.
9 Mart 2014 Pazar
Çengelköy Kokoreççisi
Kokoreçin iyisine kimse hayır diyemez, dememeli. Diyeni de zaten sevmeyiz. O yüzden güzide semtlerimizden Çengelköy'ün meşhur kokoreççisinde aldık soluğu.
Çengelköy Çınaraltı çaybahçesini biliyorsunuzdur. Mekan hemen onun yan sokağında bir tezgahta. Abim yanına da iki masa atmış.
Abi biraz heyecanlı yalnız. Siparişleri yavaş yavaş verin.
Neyse verdik siparişleri porsiyon olaraktan, kalın da doğrattık geldi süt kuzusu kokoreçlerimiz pamuk gibi ekmekle. Kurnazlığımı kullanıp kendiminkini çabuk bitirip çocuklarinkine salça oldum (kipss).
Herkesin diet diet diye tutturup, öğle yemeklerinde pizzanın dibine vurduğu bu günlerde, kokoreçin ekmekte değil de porsiyonda gelmesi çok şıkırdı. Baharat tam kıvamında. Bu arada kokomuz kõmürde pişiyor he yanlış olmasın.
İçeceğinizi dışardan getirebilirsiniz, zaten abim de yandaki bakkaldan alıyor.
Valla açık konuşayım yediğim en güzel kokoreçlerden birisiydi. Bir de porsiyon koko ayran 10 liraya falan geliyor. Şıkır mı şıkır.
Son olarak Çınaraltı'nda bir çay hüpletip deniz havası aldın mı senden güzeli yok...
Meanwhile in Karaköy Unter: Kokoreç Porsiyon + Ayran 35 TL, Anladın sen onu...
Çengelköy Çınaraltı çaybahçesini biliyorsunuzdur. Mekan hemen onun yan sokağında bir tezgahta. Abim yanına da iki masa atmış.
Abi biraz heyecanlı yalnız. Siparişleri yavaş yavaş verin.
Neyse verdik siparişleri porsiyon olaraktan, kalın da doğrattık geldi süt kuzusu kokoreçlerimiz pamuk gibi ekmekle. Kurnazlığımı kullanıp kendiminkini çabuk bitirip çocuklarinkine salça oldum (kipss).
Herkesin diet diet diye tutturup, öğle yemeklerinde pizzanın dibine vurduğu bu günlerde, kokoreçin ekmekte değil de porsiyonda gelmesi çok şıkırdı. Baharat tam kıvamında. Bu arada kokomuz kõmürde pişiyor he yanlış olmasın.
İçeceğinizi dışardan getirebilirsiniz, zaten abim de yandaki bakkaldan alıyor.
Valla açık konuşayım yediğim en güzel kokoreçlerden birisiydi. Bir de porsiyon koko ayran 10 liraya falan geliyor. Şıkır mı şıkır.
Son olarak Çınaraltı'nda bir çay hüpletip deniz havası aldın mı senden güzeli yok...
Meanwhile in Karaköy Unter: Kokoreç Porsiyon + Ayran 35 TL, Anladın sen onu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

