Fulya ve dürüm ne kadar
da zıt iki isim baktığın zaman.. Biri tanrının çiçeği olarak bilinen ve buram
buram mis kokan çiçek, diğeri de istatistiklere göre Türkiye’deki erkeklerin
senede 82 kere tükettiği kadınların ise 23 kere (Kaynak: Türkiye İstatistik
Kurumu “yersen”) tükettiği lavaşa sarılmış et.
Neyse yokuşlardan ine
çıka gittik 21. Yüzyıl öğrenci semti Fulya’ya ve senelerdir orada duran
tezgahın önüne düştük. He bu arada tezgah Beşiktaş Fulya Tesisleri’nin yanında
hemen. Adana, Urfa ve Tavuk Şiş var mekanda, mekan dediğime bakmayın oturacak
yer bile yok. Araba tavanları masamız! İçecek olarak da bilimum meşrubat mevcut
şalgam da dahil olmak üzere tezgahın yanındaki termoslarda.
Abilerimiz 10-11 gibi
açıp tezgahı 3 dedin mi kapatıyorlar, ama Cumartesi geceleri biraz sarkıyor
kapama saati. Mekan hep kalabalık hep bir sirkülasyon ama on dakikadan fazla
beklemiyorsun geliyor dürümler. Fulya Dürüm’ün en büyük özelliği kebabın
söylediğin anda şişe dizilmesi ve etinin güzel olması. Lavaşında pek bi nane
yok önceden ısıtmak gibi olayı da yok, ama kalabalık olmayınca rica üstüne
yapıyorlar.
Fulya Dürüm’de dürümlerinizi beklerken/yerken “acaba etraftaki
evlere bu koku gidiyor mudur, gidiyorsa da rahatsız ediyor mudur” sorularını
sormazsanız şeytanlar yermiş yemeğinizi. Fulya Dürüm lezzetli, Fulya Dürüm
harbiden doyurucu, Fulya Dürüm samimi, Fulya Dürüm ucuz. “Ya burası öğrenci
semti burası ondan bu kadar iş yapıyor” diyenler bizce yanılıyor. Bu arada aman
he Fulya Dürüm’ün yanındaki Yes kardeşler midir nedir o dürümcüyle
karşılaştırmayın, kalp kırarsınız.
Fulya Dürüm mis gibi
dürüm yapıyor vesselam.. Ah bi de lavaşa bi ayar verseler. Afiyet olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder