4 Nisan 2014 Cuma

Fulya Dürüm

Fulya ve dürüm ne kadar da zıt iki isim baktığın zaman.. Biri tanrının çiçeği olarak bilinen ve buram buram mis kokan çiçek, diğeri de istatistiklere göre Türkiye’deki erkeklerin senede 82 kere tükettiği kadınların ise 23 kere (Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu “yersen”) tükettiği lavaşa sarılmış et.

Neyse yokuşlardan ine çıka gittik 21. Yüzyıl öğrenci semti Fulya’ya ve senelerdir orada duran tezgahın önüne düştük. He bu arada tezgah Beşiktaş Fulya Tesisleri’nin yanında hemen. Adana, Urfa ve Tavuk Şiş var mekanda, mekan dediğime bakmayın oturacak yer bile yok. Araba tavanları masamız! İçecek olarak da bilimum meşrubat mevcut şalgam da dahil olmak üzere tezgahın yanındaki termoslarda.



Abilerimiz 10-11 gibi açıp tezgahı 3 dedin mi kapatıyorlar, ama Cumartesi geceleri biraz sarkıyor kapama saati. Mekan hep kalabalık hep bir sirkülasyon ama on dakikadan fazla beklemiyorsun geliyor dürümler. Fulya Dürüm’ün en büyük özelliği kebabın söylediğin anda şişe dizilmesi ve etinin güzel olması. Lavaşında pek bi nane yok önceden ısıtmak gibi olayı da yok, ama kalabalık olmayınca rica üstüne yapıyorlar. 

Fulya Dürüm’de dürümlerinizi beklerken/yerken “acaba etraftaki evlere bu koku gidiyor mudur, gidiyorsa da rahatsız ediyor mudur” sorularını sormazsanız şeytanlar yermiş yemeğinizi. Fulya Dürüm lezzetli, Fulya Dürüm harbiden doyurucu, Fulya Dürüm samimi, Fulya Dürüm ucuz. “Ya burası öğrenci semti burası ondan bu kadar iş yapıyor” diyenler bizce yanılıyor. Bu arada aman he Fulya Dürüm’ün yanındaki Yes kardeşler midir nedir o dürümcüyle karşılaştırmayın, kalp kırarsınız.


Fulya Dürüm mis gibi dürüm yapıyor vesselam.. Ah bi de lavaşa bi ayar verseler. Afiyet olsun.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder