Tantuni'ye düşüyoruz dedim... Tamam dediler, düştük yola. Mekan Erenköy İnönü Caddesi'nde, minibüs yoluna çok yakın. İsmi ve dış görünüşü değiştiğinden bulmakta biraz zorlandık, ama bulduk. Bana güvenen ve sabreden dostlara teşekkürler. İsmi/şekli değişmiş ama çalışan hiç kimse değişmemiş.
Vizyonumuz dahilinde Pazar gece yarısından sonra gittiğimiz mekan açıktı ve her gün gece 3'de kapattıklarını öğrendik. Oturur oturmaz turp gibi turplar ve roka gibi rokalar geliyor hemen masaya. "Usta bu kadar turp çok" desek de usta gülümsüyor bize, çünkü turplar muhteşem (şeker gibi).
Dürüst olmak gerekirse çoğu yerde alıştığınız gibi hemen gelmiyor tantuniler ama bu iyi çünkü evvelden pişmiş yağlı eti hemen lavaş ya da ekmeğin arasına sarıp sana getirmiyor mekan. Siparişi verince pişirmeye başlıyor. Ekmeğini de dürümünü de yedik tantuninin, incecik dürümü daha başarılı. Diğer yerlere nazaran çok daha az yağlı ve eti kaliteli. Hemen yanda dönerci de var ama erken kapatıyormuş orası, tadamadık maalesef. Tabii ki bir taneyle yetinmiyoruz ve iki tantuniyi içeceğiyle beraber on beş lira gibi fiyata götürüyoruz. Ha bu arada diğer gece tantunicileri gibi ertesi gün mideye sıkıntı vermesi söz konusu değil.
Mekan İstanbul'da da gerçek tantunici varmış dedirtiyor insana ve mekanın ismi/şekli değişmesine rağmen tadının değişmediğini görmek ayrı bir haz veriyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder